Türk İslam Devletlerinde Kültür ve Medeniyet

Türk İslam Devletlerinde Kültür ve Uygarlık

Türk İslam devletlerinde kültür ve medeniyet konusunu bu içeriğimizde kısaca ele alıyoruz. İlk Türk İslam devletlerinde kültür ve medeniyet konusunda Karahanlı Devleti, Gazneli Devleti ve Büyük Selçuklu Devletleri’ni baz alıyoruz. Türklerin büyük kitleler halinde İslamiyet’e girmesi 751 tarihli Talas Savaşı ile başlar. Abbasiler ile Çinliler arasında yapılan bu savaşta Karluk Türkleri, Çinlilere karşı Abbasilerin yanında yer almış ve bu vesileyle Müslüman Abbasiler aracılığıyla İslamiyet ile tanışmış ve bundan sonra kitleler halinde İslamiyet’e geçmişlerdir.

Türk İslam Devletlerinde Kültür ve Medeniyet

Türklerin İslamiyet’ten önceki dini inançları olan Gök Tanrı inancı ile İslam arasındaki bir takım benzerlikler, onların İslamiyet’e geçişini kolaylaştırdı ve hızlandırdı.

Dini inançtaki değişim, Türklerin sosyo-kültürel hayatında da bir takım değişimlere sebep oldu. İşte Müslüman Türk devletlerinde siyasi, kültürel, askeri ve sosyal özellikler;

İlk Türk İslam Devletlerinde Yönetim

Osmanlılar dönemine kadar Türk devletlerinde kut anlayışı doğrultusunda “devlet hanedanın ortak malı” kabul edilirdi. Yani baştaki hükümdar öldükten sonra, onun ailesinden ya da soyundan olan herkes tahtta hak sahibiydi. Bu durum Türk devletlerinin uzun ömürlü olmasını engelleyen bir durumdu çünkü taht kavgaları çok olurdu.

“Devlet halk içindir” anlayışı hakimdir. İlk Türk devletlerindeki “cihan hakimiyeti” anlayışı, İslamiyetle birlikte “cihat” anlayışı ile birleşti. Böylece tüm dünyaya hakim bir Türk-İslam İmparatorluğu ülküsü doğmuş oldu.

Devlet işleri Divan denilen kurulda görüşülür ve karara bağlanırdı. Bu divana hükümdar başkanlık ederdi.

İlk Türk İslam Devletlerinde Adalet

Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonra en önemli değişiklikler adalet sisteminde görülür. İslam kurallarının etkili olduğu şer’i hukuk ve Türk gelenek ve göreneklerinin kaynak olduğu örfi hukuk sistemi olmak üzere iki tür sistem etkili oldu. Genel olarak bakıldığında Şer’i mahkemelerin başında kadı adı verilen görevliler olurdu ve bu mahkemelerde şeriat kuralları geçerliydi. Örfi hukuk ise vergi, ticaret, askeriye gibi konuları kapsardı.

Müslüman Türk devletlerinde halk, şikayetlerini divana ya da hükümdara da iletebilirdi.

Sosyo-Kültürel Hayat

Türklerin yerleşik yaşama geçmesiyle birlikte tarım ve ticaret önemli bir geçim kaynağı durumuna geldi. Köylerde yaşayanlar tarım yaparken şehirdekiler ticaretle uğraştı.

Bilim ve sanat alanında önemli gelişmeler yaşandı. Medreseler bir bilim merkezi durumundaydı. Kur’an, Hadis, Kelam ve Fıkıh gibi İslami ilimlerin yanı sıra geometri, matematik, astronomi gibi pozitif bilimlerin öğretimine de önem verilirdi.

Bilimsel çalışmalara önem veren Müslüman Türkler İbn-i Sina, Ömer Hayyam, Farabi, Gazali, Biruni gibi önemli bilim adamları yetiştirdiler..

Camii, medrese, türbe gibi pek çok mimari eser de günümüze kadar varlığını korumayı başarmıştır.

Bunları da beğenebilirsin
Yorum Yap

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kapat Ayrıntılı Bilgi